"Yaşlılarıyla irtibatını koparmış bir toplum hikmetle, tecrübeyle, bilgelikle bağını kesmiş demektir''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi, "Yaşlılarıyla irtibatını koparmış bir toplum hikmetle, tecrübeyle, bilgelikle bağını kesmiş demektir. Ne yazık ki son yıllarda yaşamın hızlı akışı, yaşlıları hayatımızdan öteliyor. Modernite gençliği o kadar kutsuyor ki yaşlılık düşkünlükle özdeş hale gelerek itibarsızlaştırılıyor. Oysa yaşlılık, yaşanmışlığın birikimiyle kıymetlidir" değerlendirmesini yaptı.

Emine Erdoğan, Ankara Üniversitesi Yaşlılık Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezince düzenlenen "Yaşlı Bakımının Geleceği: Göç Sosyal İçerme ve Dayanışma Konferansı"nın açılışına katıldı.

Konferansın yaşlılar için yeni ufuklar açması temennisinde bulunan Emine Erdoğan, "Bizim toplumumuz, yaşlıları sadece bir gün hatırlayan değil, onları her zaman baş tacı eden yüksek bir kültüre sahiptir" dedi.

Yaşlılara hürmetin her şeyin üzerinde olduğuna dikkati çeken Emine Erdoğan, Anadolu kültüründe ak sakallı ihtiyar olmanın bir rütbe olduğunu hatırlattı.

İhtiyarların üzerlerinde hikmetin ve bilgeliğin nişanını taşıdıklarını dile getiren Emine Erdoğan, hayata dair hakikatlerin onlardan dinlendiğini söyledi.

Yaşlılığın bir anlamda hikmet ve kemal sahibi olmakla eşdeğer olduğunu ifade eden Emine Erdoğan, "Yaşlıları ile irtibatını koparmış bir toplum, hikmetle, tecrübeyle, bilgelikle bağını kesmiş demektir. Ne yazık ki son yıllarda yaşamın hızlı akışı, yaşlıları hayatımızdan öteliyor. Modernite gençliği o kadar kutsuyor ki yaşlılık düşkünlükle özdeş hale gelerek itibarsızlaştırılıyor. Oysa yaşlılık, yaşanmışlığın birikimiyle kıymetlidir" diye konuştu.

- "Yaşlılarımıza hakettikleri hizmeti sağlamalıyız"

Emine Erdoğan, yaşlanmanın kolay olmadığını, insana bedeni yükler getirdiğini söyledi. Yaşlılığın dağa tırmanmaya benzediğini, çıktıkça yorgunluğun arttığını, nefesin kesildiğini ama görüş açısının genişlediğini belirtti. Emine Erdoğan, dedelerin ve büyükannelerin yanında, onları görerek, dinleyerek büyüyen çocukların, hem bu görüş açısından faydalanacaklarını hem de güçlü aidiyet duygusu kazanacaklarını aktardı.

Böylelikle gençlerin öz kültürleriyle daha yakın temas içinde büyüyeceğine işaret eden Emine Erdoğan, şöyle konuştu:

"Ülkemiz, genç nüfusuyla bugün bize büyük bir dinamizm verse de nüfusumuzun gittikçe yaşlandığı da gözardı edemeyeceğimiz bir gerçektir. Ülkemizde 65 yaş üstü nüfusun tüm nüfusa oranı 2016 sonu itibarıyla yüzde 8,2 iken bu oranın 2023'de yüzde 10,2'ye çıkması beklenmektedir. Doğurganlığın azalması ve iyi yaşam şartları ile nüfus yaşlanmakta ve yaşlanan bir ülke konumuna gelmekteyiz. Bu realiteye dayanarak yaşlılarımıza sosyal devlet uygulaması çerçevesinde hak ettikleri hizmeti sağlamalıyız."

Emine Erdoğan, yaşlı sorunlarının çözümü konusunda devlet, toplum ve birey olarak herkese düşen sorumluluklar bulunduğunu kaydetti.

Büyükleri kimseye muhtaç etmeden, aile bütünlüğü içinde onların hayatlarını sürdürmelerini sağlamak gerektiğinin altını çizen Emine Erdoğan, ailenin zayıfladığı, yaşlıların dışlandığı, çocukların önemsenmediği bir ülkenin ideallerin çok uzağında olduğunu ifade etti.

Devletin bu bağlamda yaşlılara yönelik evde bakım, gündüzlü ve yatılı bakım hizmetleri sunduğunu, özellikle evde bakıma büyük destek verdiğini anlatan Emine Erdoğan, yaşlılara sadece maddi, fiziki yardım değil, onların psikolojik ihtiyaçlarını baz alarak manevi destek sunmanın herkesin vazifesi olduğunu dile getirdi.

- "Göç yollarında yaşlı olmak çok zor"

Yaşlıları toplumdan tecrit etmek yerine, bulundukları ortamlarda insani şartlarda yaşatmanın hedeflenmesi gerektiğine vurgu yapan Emine Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hayat enerjisi alabilecekleri gençlerle doğal aile ortamlarında onlara alan açmalıyız. Kentlerimiz yaşlı dostu olmalı, dev çınarlarımızın ihtiyaçları her şekilde gözetilmelidir. Toplumsal hayata katılımlarının önündeki engeller kaldırılmalıdır. Şunu hiç unutmamalıyız, 'Gençliğinde bilgi ağacı dikmeyen, yaşlılığında rahatlayacağı bir gölge bulamaz.' Hepimiz, henüz bilgi ağacı dikme fırsatımız varken, geleceğe yatırım yapmalıyız. 'Ürettiğin ve tükettiğin kadar varsın.' diyen kapitalist sisteme rağmen, üretim ve tüketim hayatında aktif rolü olmasa da yaşlılarımıza sahip çıkmalı, dualarına talip olmalıyız. Bizim kültürümüzde ana baba hakkı ödenmez. Nitekim Kuran-ı Kerim'de Allah şöyle buyuruyor, 'Rabb'in, kendisinden başkasına ibadet etmemenizi, ana babaya iyi davranmanızı kesin olarak emretti. Eğer onlardan biri, ya da her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa sakın onlara (öf) bile deme, onları azarlama, onlara tatlı ve güzel söz söyle.' Böylesine kesin bir emir, anne babamız şahsında bize yaşlılara nasıl muamele etmemiz gerektiğini söylüyor."

Yaşlıların birer emanet, aynı zamanda da hayatın öğretmeni olduklarını ifade eden Emine Erdoğan, Mevlana'nın "Gençlerin aynada göremediklerini, yaşlılar bir tuğla parçasında okurlar" sözünü hatırlattı.

Türkiye'nin sürekli göç alan ama aynı zamanda savaştan kaçıp sığınan nice mazlumun olduğu bir coğrafya özelliği taşıdığını belirten Emine Erdoğan, mülteci misafirler arasında yaşlıların bulunduğunu anımsattı. Göç yollarında yaşlı olmanın çok zor olduğuna değinen Emine Erdoğan, doğup büyüdüğü toprakları terkedip, belirsiz geleceklere yol alan yaşlıların, büyük uyum sorunlarıyla karşılaştığını söyledi.

Bu kapsamda devletin onların özel şartlarını dikkate alarak sosyal politikalar geliştirdiğini dile getiren Emine Erdoğan, "Vatanından, yerinden yurdundan edilen tüm mazlumlara buradan selam olsun. Bangladeş'e yaptığım son ziyarette, zulümden kaçarak bir başka ülkeye sığınmak zorunda kalanlar arasında yaşlılar da vardı. Hepsi hala gözümün önünde. Katman katman çaresizliğin insana dokunmaması mümkün değil. Allah her birinin yardımcısı olsun. Bizleri de onların huzur ve refaha kavuşmasına vesile kılsın" ifadesini kullandı.

Emine Erdoğan, gençlerinin ve yaşlılarının kıymetini bilen bir toplum temenni etti.
 

- ‘’Bağımsızlığımızın, geleceğimizin her zaman ön saflarında büyüklerimiz yer aldılar’’

Konferansta bir konuşma yapan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ise, 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü'nde çocuk evlerindeki çocuklar ile huzurevi ve yaşlı yaşam evlerindeki yaşlıları bir araya getirdiklerini, büyüklerin ve çocukların buradaki mutluluğunu sözlerle ifade etmenin mümkün olmadığını aktardı.

En büyük bereket kaynağı olan yaşlıların bilgelikleriyle, cesaretleriyle, merhametleriyle yol gösterici olduklarını belirten Bakan Kaya, "15 Temmuz'da el ele tutuşan yaşlılarımız vardı. Ele ele tutuşarak bağımsızlığımız, geleceğimiz için gözlerini kırpmadan darbecilerin, hainlerin üzerine yürüdüler. Onlar yürüdüğünde aslında koca bir tarih onların arkasından yürüdü. Bağımsızlığımızın, geleceğimizin her zaman ön saflarında büyüklerimiz yer aldılar. Bu millet cesaretiyle bizlere umut ışığı olan değerli büyüklerimizi asla unutmayacaktır" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin ev sahipliği yaptığı 3,2 milyon Suriyelinin çoğunluğunu da yaşlılar, kadınlar ve çocukların oluşturduğuna dikkati çeken Bakan Kaya, Avrupa ülkeleri çıkar hesapları yaparken Türkiye'nin hiçbir hesap yapmaksızın Suriyelilere kapılarını açtığını bildirdi.

Bakan Kaya, şöyle devam etti:

"Biz hizmetlerimizi, yaşlı, engelli, kadın, çocuk alanındaki hizmetlerimizi hiçbir ayrım yapmaksızın onlara da veriyoruz. Bugün bir Suriyeli engelli varsa, biz aynı hizmeti onlara da sunuyoruz. Kimsesiz ortada kalmış bir Suriyeli çocuk varsa aynen kendi çocuklarımız gibi o çocuğa da sahip çıkıyoruz. Yaşlı, bakıma muhtaç bir Suriyeli varsa ona da sahip çıkıyoruz onun da bakımını sağlıyoruz. Bu bizim insani, vicdani ve İslami olarak yapmamız gereken sorumluluğumuz."

- "Dayanışmayı artırmak için adımlar atılıyor"

Türkiye'nin nerede bir mazlum varsa el uzattığına dikkati çeken Bakan Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi ile Bangladeş'teki Arakanlıların kamplarını ziyaret ettiklerini söyledi. Arakanlıların içinde bulunduğu şartların insan onuruna yakışmadığını belirten Bakan Kaya, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyanın uzaktan izlediği bu drama dikkati çektiğini ifade etti.

Bakan Kaya, Türkiye'de yüzde 8,2 olan 65 yaşın üstündeki yaşlıların oranının 2023'te 10,3'e 2050'de yüzde 21'e ulaşmasının beklendiğine işaret etti.

Yaşlıların sağlıklı, etkin, hayatın içinde, aktif ve nefes aldıkları sürece mutlu oldukları bir yaşam sürmeleri için yeni bir politikayı hayata geçirmek amacıyla yola çıkıldığını dile getiren Bakan Kaya, yaşlılara karşı sevgi, saygı ve dayanışmayı artırmak için adımlar atıldığını aktardı.

- "47 yaşlı yaşam evinde yaklaşık 180 yaşlıya hizmet veriliyor"

Bakan Kaya, yaşlıların ailelerinin yanında bakımını da desteklediklerine değinerek, şu görüşlere yer verdi:

"Hükümetlerimiz döneminde başlatılan evde bakım desteği uygulamasından bugün engelli ve yaşlı 495 bin vatandaşımız faydalanıyor, bunun 166 bini yaşlı. Aile yanında bakımı mümkün olmayan yaşlılarımıza ise huzurevleri, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerinde bakım imkanı sunuyoruz. Huzurevlerimizin, yaşlı bakım ve rehabilitasyon merkezlerimizin kalitesini, standartlarını artırmak için çalışıyoruz. Huzurevlerimizde yaşlılarımızın günlük sağlık kontrolleri düzenli olarak yapılıyor. Memnuniyetlerini de takip ediyoruz."
 
Yaşlılara gündüzlü bakım evleri hizmeti sunulduğunu, bakım altındaki yaşlılara sosyal, psikolojik, hukuki destek hizmeti de verildiğini ifade eden Bakan Kaya, ev tipi bakım modelinin de yaygınlaştırıldığını bildirdi.

Türkiye genelinde 47 yaşlı yaşam evinde yaklaşık 180 yaşlıya hizmet verildiğini, gelecekte bunun sayısını da artırmak istediklerini aktaran Bakan Kaya, bu modeli kimsesiz, bakıma muhtaç yaşlılar için yaygınlaştıracaklarını ancak önceliklerinin yaşlıların ailelerinin yanında desteklenmesi olduğunu kaydetti.

Konuşmaların ardından Emine Erdoğan Hanımefendiye hediye takdiminde bulunuldu.


Sonraki Sayfa: Bakanımız Kaya'nın Dünya Çocuk Günü Mesajı

Önceki Sayfa : "Aileyi güçlendirmek, bu kurumu tehdit eden unsurları ortadan kaldırmak, hukuki bir mesele olduğu kadar aynı zamanda bir zihniyet meselesidir"