''Sizler, şehitlerimizin bizlere emanetlerisiniz. Her türlü derdiniz, derdimizdir''

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan hanımefendi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığınca düzenlenen "Yalnız Değilsiniz-Türkiye'nin En Büyük Ailesi" projesi kapsamında, Halkbank tarafından alınan dizüstü bilgisayar ve tabletlerin, 15 Temmuz ve iç güvenlik şehitlerinin yakınlarına verildiği programa katıldı.

Emine Erdoğan hanımefendi burada yaptığı konuşmada sözlerine "Hepinizi en kalbi duygularla selamlıyor, Türkiye'nin bu en büyük ailesi içinde bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum" diyerek başladı.

Bu toplantının ilkinin, 18 Eylül 2015'te gerçekleştirildiğini hatırlatan Erdoğan, projenin, milletçe bir arada oluşun en güzel ifadesi olduğunu belirtti.

Bakanlığın çatısı altında, şehitlerin geride bıraktığı ailelere "Yalnız değilsiniz" demeye geldiklerini kaydeden Emine Erdoğan hanımefendi, salonda bulunan şehit ailelerine "Sizlerle hemhal olmaya, evlatlarımızı bağrımıza basmaya geldik. Sizler, şehitlerimizin bizlere emanetlerisiniz. Her türlü derdiniz, derdimizdir" dedi.

Kaybedilenlerin acısını dindirmenin çok zor olduğunu ifade eden Erdoğan, onların şehit olduğu, çok yüksek makamlara eriştiği bilinse de bu sızıyla baş etmenin hiç kolay olmadığını söyledi.

Yaşanılanların ilahi bir boyutu bulunduğu kadar bir yandan da kendilerinin iradesine bakan boyutu olduğunu belirten Emine Erdoğan hanımefendi, sözlerine şöyle devam etti:

"Bizlerin çabası, azmi ve iradesiyle şekillenen bir hayat yaşıyoruz. Kötülükler karşısındaki tavrımız, yaşadığımız olaylardan aldığımız dersler, iyilikleri teşvik eden eylemlerimiz, dünyamızı biçimlendiriyor. 15 Temmuz'da millet olarak çok büyük bir sınavdan geçtik. Vesayet odakları, son kozlarını darbe girişimi üzerinden oynadılar fakat çok şükür ki kaybettiler. Yüce Türk milletinin demokratik mücadelesi karşısında amaçlarına ulaşamadılar. Sezai Karakoç ne güzel demiş, geceye yenilmeyen her kişiye, ödül olarak bir sabah ve bir gündüz, bir güneş vardır."

- "Bundan sonraki mücadelemizin mihenk taşı yine eğitim olacak"

Hainliklerle dolu 15 Temmuz gecesine yenilmeyen milletin, yeni bir sabaha ve gündüze kavuştuğunu vurgulayan Emine Erdoğan hanımefendi, şunları kaydetti:

"Elbette arkada üzüntüler, sıkıntılar kaldı. Ama inşallah 15 Temmuz gecesi ortaya koyduğumuz millet olma dirayetini sürdürürsek, onları da aşacağız. Bu ülkeyi, bu milleti hep birlikte layık olduğu noktaya taşıyacağız. Bundan sonraki mücadelemizin mihenk taşı, yine eğitim olacaktır, insan sermayemizi güçlendirmek olacaktır. 15 Temmuz darbe girişimi sırasında vefat eden şehitlerimiz ve iç güvenlik harekatında kaybettiğimiz vatan evlatlarımızın ailelerine bugün, eğitim süreçlerini destekleyen bilgisayarlar takdim edilecek. Halkbank sponsorluğunda gerçekleştirilen bu katkı, inanıyorum ki evlatlarımızı okul hayatında daha da başarılı kılacaktır, elbette amacına uygun ve dozunda kullanılmak şartıyla."

Bilgisayarın, doğru kullanıldığında son derece iyi bir eğitim materyali olabileceğine, çocuklar ve gençlerden bu anlamda hassasiyet beklediklerine işaret eden Erdoğan, salondaki gençlere, "Hayatınız ekran başında geçmesin. Ömür bize verilmiş bir hazinedir. Onu ne kadar iyi kullanır, vaktimizi ne kadar dolu dolu geçirirsek, başarı ve mutluluğumuz da o kadar çok olur. Bu ülkenin, vatanın size ihtiyacı var. Şehitlerimize borcumuz var" şeklinde seslendi.

Emine Erdoğan hanımefendi, vatan söz konusuysa milletin tavrının, şair Orhan Şaik Gökyay'ın "Bu Vatan Kimin" isimli şiirinin "Ardına bakmadan yollara düşen/Şimşek gibi çakan, sel gibi coşan/Huduttan hududa yol bulup koşan/Cepheden cepheye soranlarındır" dörtlüğünde ifade edildiği gibi olması gerektiğini söyledi.

- "Evlatlarımız, geleceğin önemli mevkilerinde yerlerini alacak"

Devletin, şehitlerin boşluğunu dolduramasa da ailelerinin hep yanında olmaya çalıştığına, en azından maddi anlamda hayatlarını kolaylaştıracak bazı imkanlar sunmaya gayret ettiğine dikkati çeken Emine Erdoğan hanımefendi, şu ifadeleri kullandı:

"Aylık bir gelir bağlanması, tazminat ve emeklilik ikramiyesi ödenmesi yanında istihdam hakkı verilmektedir. Şehitlerimizin eş veya çocuklarından birisi ile ana, baba ve kardeşlerinden birisi olmak üzere toplam iki kişiye kamuda istihdam imkanı hazırlanıyor. Aynı zamanda eğitim alanında da birtakım katkılar veriyor. İlköğretim, lise ve yükseköğretim için oranları farklı olmak üzere ödenekler çıkarıyor. Özel eğitim kurumlarında ücretsiz okuma imkanı veriyor. İnşallah evlatlarımız, geleceğin önemli mevkilerinde yerlerini alacak, Türkiye'nin mücadelesine katkı sağlayacaklardır."

Erdoğan, 15 Temmuz'da bir destan yazıldığını, Çanakkale ve Kurtuluş savaşları ruhunun yeniden dirildiğini vurgulayarak, şair Arif Nihat Asya'nın Fetih Marşı'ndaki "Bu kitaplar Fatih'tir, Selim'dir, Süleyman'dır/Şu mihrab Sinanüddin, şu minare Sinan'dır/Haydi, artık uyuyan destanını uyandır" dizesini okudu. 

Bu coğrafyanın ne kadar özel olduğunun artık milletçe anlaşıldığını belirten Emine Erdoğan hanımefendi, şöyle devam etti:

"İnşallah böyle bir geçmişe, böyle bir vatana layık olmak için çabamızı daha da sürdüreceğiz ve bundan sonraki yolu gençlerimizle yürüyeceğiz. Gençlerimizin geleceğine yatırım yapmak durumundayız. Onları akademik başarılar yanında, sanatın, sporun farklı dallarında yüksek hedeflere yönlendirmeliyiz. Bugün onlara ne yatırım yaparsak, gelecekte ülkemizde biçeceğimiz şey de odur. Hainlikten, vatan ve millet düşmanlığından uzak, doğru eğitim ortamları inşa etmeliyiz. Gençlerimize adil, merhametli ve cesur olmayı öğretmeliyiz. Unutmayalım, cesaretin bittiği yerde esaret başlar ki bu topraklar esareti hiç tatmamıştır ve inşallah tatmayacaktır."

- "Lütfen yalnız olmadığınızı bilin"

Emine Erdoğan hanımefendi, Türkiye'nin bu en büyük ailesini, birlik ve beraberlik içinde tutacak harcın sevgi ve dostluk olduğunu dile getirdi.
 
Dostluğun ise insanların birbirinin halini bilmesiyle mümkün olabileceğine işaret eden Emine Erdoğan hanımefendi, sözlerini "Bu anlamlı toplantının birbirimizi tanımaya, bilmeye ve baki dostluklar kazanmaya vesile olmasını diliyorum. Emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum. Şehitlerimizi bir kere daha rahmetle anıyor, gazilerimizi en kalbi duygularla selamlıyorum. Şehitlerimizin emaneti çocuklarımızın da gözlerinden öpüyorum. Aklı, kalbi ve iradesi kendi elinde bir gençlik duasıyla, başarılar diliyorum. Lütfen yalnız olmadığınızı bilin" diyerek sonlandırdı.

-"Bizi biz yapan, devletiyle milletiyle bizleri büyük kılan, şehit ve gazilerimize gösterdiğimiz vefadır’’

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ise, millet olarak tarih boyunca verilen hak ve adalet mücadelesinin kahramanları şehitlerin, vatan sevgisinin gerçek öğretmenleri olduğunu ifade etti.

Şehadetin, peygamberlikten sonra en yüce makam olduğunu dile getiren Bakan Kaya, vatan düşmanlarının kuşatmasını kırmak için canını siper eden her yiğidin Allah, millet katında en büyük takdire layık olduğunu, her türlü hürmeti hak ettiğini vurguladı.

15 Temmuz gecesi her bir şehidin destansı hikayelerine şahit olunduğunu anlatan Bakan Kaya, şöyle devam etti:

"Çocuklarımız, gençlerimiz vatan ve bayrak için meydanlara çıktılar. 17 yaşındaki Mustafa Karasakal, Genelkurmay Başkanlığının önünde, yine 17 yaşındaki Mutlucan Kılıç ve Rüstem Resul Perçin Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin önünde, 17 yaşındaki Uhud Kadir Işık Çankaya’da, 17 yaşındaki Mahir Ayabak Atatürk Havalimanı'nda, 16 yaşındaki Abdullah Tayip Olçok 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde, 16 yaşındaki Engin Tilbeç Hasdal Kışlası'nın önünde ve 15 yaşındaki Halil İbrahim Yıldırım Bayrampaşa'da şehit düştüler. Bu yaşları küçük, yürekleri büyük kahramanlarımızı ve tüm şehitlerimizi rahmetle şükranla anıyorum."

Güvenlik güçlerinin, içeriden ve dışarıdan milletin istikbaline kastedenlere karşı aynı ruhla kahramanca mücadele verdiğini bildiren Bakan Kaya, "Bizi biz yapan, devletiyle milletiyle bizleri büyük kılan, şehit ve gazilerimize gösterdiğimiz vefadır. Devlet olarak şehitlerimizin emaneti siz değerli kardeşlerimiz için ne yapsak az" dedi.

15 Temmuz gecesi, vatanın yiğit evlatlarının tank ve toplara göğsünü siper ettiğini aktaran Bakan Kaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın çağrısıyla meydanlara koşan halkın hiçbir güce boyun eğmeyeceğini bütün dünyaya gösterdiğini vurguladı.

- "Terörün kökünü kurutana kadar mücadelemiz devam edecek"

Bakan Kaya, milletin, minarelerden yükselen selaların çağrısına uyarak tarihi sorumluluğunu yerine getirdiğine işaret ederek "Şunu çok iyi biliyoruz ki 15 Temmuz, bu milletin bekasına yönelmiş ilk ve son saldırı değildir. Nereden gelirse gelsin, ülkeye yönelen her türlü ihanet ve saldırıya karşı bir ve beraber olmaya devam edeceğiz. Kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, emniyet teşkilatımız tüm unsurlarıyla terörle mücadelesini sürdürmektedir. Şehit yakınlarımız müsterih olsun, şehitlerimizin kanını asla yerde bırakmayacağız" diye konuştu.

Terörün kökünü kurutana kadar mücadelenin devam edeceğine dikkati çeken Bakan Kaya, 15 Temmuz şehitlerinin de hain terör odaklarının saldırısı sonucu hayatını kaybeden bütün şehitlerin de aynı kutlu davanın kahramanları olduğunu belirtti.

Bakan Kaya, vatan savunmasında yaralanan gazilerin, bu onurlu duruşun şahitleri olarak daima hayırla anılacağını söyledi.

- "750 tablet ve dizüstü bilgisayar şehit yakınlarına teslim edilecek"

"Şehitlerimizin bize emanet ettiği vatanı düşman saldırılarına karşı korumak, ailelerine sahip çıkmak bizim namus borcumuzdur" diyen Bakan Kaya, gazilerin yaralarını sarmanın, ihtiyaçlarını karşılamanın kendileri için şeref olduğunu ifade etti.

Bakanlık olarak daima şehit aileleri ve gazilerin yanında olduklarını ve olmaya devam edeceklerini aktaran Bakan Kaya, "Türkiye'nin En Büyük Ailesi" projesi kapsamında Türkiye Halk Bankasının desteğiyle alınan dizüstü bilgisayar ve tabletlerin, küçük bir hediye olarak kabul edilmesini istedi.

Bakan Kaya, artık eğitim sürecindeki çocukların ve gençlerin yeni teknolojilerle bilgiye daha kolay eriştiğini, şehit yakınlarının aynı şekilde gelişen teknolojilerden yararlanmalarını sağlamak için tablet ve dizüstü bilgisayar dağıtım kampanyasının başlatıldığını vurguladı.

Proje kapsamında geçen yıl bin tablet ve bin dizüstü bilgisayarı Halkbank'ın sponsorluğunda şehit yakınlarına dağıttıklarını hatırlatan Bakan Kaya, bugün 290'ı Ankara'da olmak üzere 52 ilde 750 tablet ve dizüstü bilgisayarı şehit yakınlarına teslim edeceklerini söyledi.

Bakan Kaya, "Yalnız Değilsiniz-Türkiye’nin En Büyük Ailesi" projesiyle şehit yakını çocuk ve gençlere eğitim desteği vermeyi, teknolojiyle onları buluşturmayı sürdüreceklerini belirterek projeye desteklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan hanımefendi ve Halkbank'a teşekkür etti.

- "Büyük bir aile olduğumuzu bütün dünyaya gösteriyoruz"

Türkiye Halk Bankası Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu da barış ve huzur ortamının Türkiye'nin geleceği için çok önemli olduğuna vurgu yaptı.

"Bugün burada tek ses ve yürek olarak ne kadar büyük bir aile olduğumuzu bütün dünyaya gösteriyoruz" diyen Taşkesenlioğlu, şehitlere rahmet, ailelerine sabır diledi.

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de terör olaylarının yaşandığına işaret eden Taşkesenlioğlu, şunları kaydetti:

"Türk milleti olarak hepimizi derinden etkileyen zor günler yaşadık. Umutlarımızı ve istikrarımızı hedef alan Fetullahçı Terör Örgütü'nün 15 Temmuz'daki hain saldırısına karşı el ele verdik, dayanışma duyguları içinde birbirimize sarıldık. Milletçe verdiğimiz bu imtihanlar da gösteriyor ki beraberlik içinde olduğumuz sürece dirlik ve düzen içinde yaşıyor, bütün badirelere göğüs geriyoruz."
 
Konuşmalar sonrasında Emine Erdoğan hanımefendi, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya ile Halkbankası Genel Müdürü Ali Fuat Taşkesenlioğlu, çocuklara dizüstü bilgisayarlarını ve tabletlerini verdi.  Ardından şehit aileleriyle hatıra fotoğrafı çekildi.

Programda, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık ve AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları Başkanı Lütfiye Selva Çam da hazır bulundu.


Sonraki Sayfa: ''Bütün kadınlarımıza çağrıda bulunuyorum; gelin Türkiye'den yola çıkarak bir vicdan hareketi başlatalım. 'Hiçbir coğrafyada kadınlarımız ağlamasın' diyerek yola çıkalım''

Önceki Sayfa : ''Her türlü olayda olduğu gibi bu davaya da müdahil olacağız. Milletimizin içi rahat olsun, bu şiddeti uygulayan kişinin en ağır cezayı alması için biz de gerekeni yapacağız''