"Bakanlık olarak koruyucu ve önleyici hizmetlere büyük önem veriyoruz''

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Dr. Fatma Betül Sayan Kaya, çocuk istismarı konusunda koruyucu ve önleyici hizmetlere büyük önem verdiklerini  belirterek, "Taraf olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında hazırladığımız strateji belgeleri ve eylem planları ile bu konuda yol haritamızı belirliyoruz. 2018-2023 dönemini kapsayan Ulusal Çocuk Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın da hazırlıklarını tamamladık ve en kısa zamanda kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyoruz" dedi. 

 

Kadın ve Demokrasi Derneği (KADEM) tarafından düzenlenen Çocuk İstismarının Nedenleri ve Koruyucu Önlemler Çalıştayı'nda konuşan Bakan Kaya, çocukların masumiyetini korumak, geleceklerini güvence altına almak ve vicdanı güçlü kılmak için hep birlikte mücadele etmek gerektiğini vurguladı.

 

Toplumun yakından ilgilendiği bir konuda, bu çalıştaydan önemli sonuçlar alınacağını dile getiren Bakan Kaya, bir ülkenin ekonomik gelişmişliğinin yanında mutlu birey ve güçlü aile yapısına da sahip olmasının önemli olduğunu ifade etti.

 

Bakan Kaya, "Bu yapının temel unsurlarından biri çocuğa verilen önem ve değerdir. Çocuklarımızın her yönden sağlıklı gelişiminin sağlanması konusu, günümüzde giderek çok boyutlu hale gelen bu konuda da bu sorunların çözümü çok önemli bir yer tutuyor. Günümüzde bilişim ve iletişim araçlarının yaygınlaşması hayatımızı kolaylaştırmak kadar, yeni tehdit alanlarını da beraberinde getiriyor" diye konuştu.

 

- Çocuk istismarına karşı önlemler 

 

İhmal ve istismar konusuna değinen Bakan Kaya, şöyle devam etti: 

 

"İhmal ve istismar, çocuğun sağlığına, gelişimine ve onuruna karşı tehlike oluşturan her türlü fiziksel, duygusal ve cinsel şiddeti ayrıca çocuğun ihtiyacı olan sevgi, şefkat ve ilgiden mahrumiyeti barındıran bir davranış biçimi. Bu insanlık dışı davranışa karşı sesimizi sıfır tolerans anlayışıyla yükseltmek zorundayız. İstismar ve taciz olayları, hem çocukların bedeni ve ruhunda derin yaralar açıyor hem de toplumumuzda infial oluşturuyor. Bu tür olayların bir daha yaşanmaması adına gerekli tüm önlemleri almamız ve düzenlemeleri yapmamız elbette önemli.”

 

Bakanlık olarak çocuk istismarının önlenmesinde koruyucu ve önleyici hizmetlere büyük önem verdiklerine dikkati çeken Bakan Kaya, şunları anlattı: 

 

"Bakanlık olarak koruyucu ve önleyici hizmetlere büyük önem veriyoruz. Taraf olduğumuz Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesi kapsamında hazırladığımız strateji belgeleri ve eylem planları ile bu konuda yol haritamızı belirliyoruz. 2018-2023 dönemini kapsayan Ulusal Çocuk Strateji Belgesi ve Eylem Planı'nın da hazırlıklarını tamamladık ve en kısa zamanda kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyoruz. Koruyucu ve önleyici hizmetlerin başında eğitim faaliyetleri geliyor. Bakanlık olarak aileye, çocuğa ve çocukla temas halindeki tüm meslek gruplarına yönelik kapsamlı eğitim programları düzenliyoruz. Aile Eğitim Programı ile 'Çocuğa Yaklaşım', 'İletişimi Başlatma', 'Kriz ve Krize Müdahale', 'Çocukta Mahremiyet' gibi konularda 900 bin üzerinde aileye eğitim verdik. Ayrıca, 2017 yılı içerisinde Bakanlığımız koordinasyonunda ilgili kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerle Mahremiyet Çalıştayı gerçekleştirdik. Burada elde ettiğimiz sonuçları değerlendirdik. Tüm kuruluşlarımızda Mahremiyet Eğitimini gerçekleştirmek üzere planlamalar yaptık ve hayata geçiriyoruz.”

 

Bakan Kaya, ailelere çocukların yaş düzeyine göre, çocuklara yönelik "beden bütünlüğü ve sınırlar", "etkinliklerle değerler eğitimi ve mahremiyet bilinci" konularında eğitim programlarını sürdürdüklerini aktardı.

 

Bakan Kaya, bu yıl yatılı kuruluş personellerine, sosyal yardım alan ailelere, evde bakım alan ailelere ve ekonomik yoksunluk sebebiyle sosyal ekonomik destek alan çocukların aileleri olmak üzere toplam 1,5 milyon aileye eğitim vermeyi düşündüklerini ifade ederek, "Tüm meslek grubu çalışanları için çocuk istismarının tespiti, kanuni bildirim yükümlülüğü, yapılacak müdahaleler ve izleme sürecine yönelik eğitimler de düzenliyoruz. Çünkü bir çocuğun ihmal ve istismara uğradığında, bunun asla ve asla gizli kalmaması gerektiğine inanıyoruz. Biz çocuk ihmal ve istismarının üstünün örtülmesine asla ve asla müsaade etmiyoruz ve etmeyeceğiz" diye konuştu. 

    

Bakan Kaya, çocuklar için önemli tehdit alanlarından birisinin de internet ve sosyal medyada yer alan zararlı içerikler olduğuna dikkati çekerek, "Bu alanda da çocukların korunması için çalışmalar gerçekleştiriyoruz. Bakanlığımız bünyesinde faaliyet gösteren Sosyal Medya Çalışma Grubu ile olumsuz içeriklere anında müdahale ediyoruz. Ekiplerimiz bu konuda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Suçlar Daire Başkanlığıyla eş güdüm halinde çalışıyor. Zararlı içeriklere müdahalenin yanında, olumlu içerikleri de teşvik ediyoruz. Bakanlık olarak, RTÜK ile aile ve çocuk dostu yapım ve dizilerin teşvik edilmesi konusunda yeni bir düzenleme yaptık. Önümüzdeki, günlerden itibaren çocuk ve aile dostu yapımların teşvikini RTÜK'le iş birliği içinde sağlayacağız. Bu alanda ayırdığımız bütçemiz var, buradan bunu bir kez daha ifade etmek istedim" ifadelerini kullandı.  

 

- Aile ve Sosyal Destek Programı

 

Çocuk istismarında en temel sorunlardan birinin de bu müessif olayın fark edilmesinde güçlük yaşanması olduğuna değinen Bakan Kaya, bunun için Aile ve Sosyal Destek Programı'nı (ASDEP) önemsediğini belirtti. 

 

Bakan Kaya, şunları kaydetti:

 

"ASDEP ile özellikle riskli bölgelerde hane ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz son 3 ay içerisinde 350 bine yakın ailemizin ziyaretini gerçekleştirdik. Bu ziyaretlerde ihmal ve istismar konusunda risk haritalarını oluşturmayı hedefliyoruz. Koruyucu ve önleyici hizmetlerin yanı sıra, istismar olayının meydana geldiği andan itibaren, hızlı müdahale, mağdurun ve ailenin desteklenmesi ve rehabilitasyonu konusunda da önemli adımlar attık. ALO 183 Sosyal Destek Hattımız ile 7 gün 24 saat ücretsiz olarak ihbarlar alıyor, anında müdahale ve destek imkanı sağlıyoruz. ALO 183 hattı Türkçe'nin yanı sıra, Arapça, Kürtçe ve işaret diliyle de hizmet veriyor. Ayrıca ücretsiz olarak kısa mesaj yoluyla da erişim sağlanabiliyor. İhbarın gelmesi ile 81 ilde bulunan kuruluşlarımız mağdura anında ulaşıyor ve gerekli işlemler başlatılıyor. Hükümetimiz döneminde çocuk mağdurların kolluğa müracaatı, ifade alma, adli tıp ve sağlık muayeneleri ile adli soruşturma süreçlerinde yıpranmalarını önlemek üzere Sağlık Bakanlığımız ve Adalet Bakanlığımız iş birliğinde Çocuk İzlem Merkezleri oluşturduk. Çocuk İzlem Merkezlerinde, savcı, doktor, sosyal hizmet uzmanı ve psikolog eliyle bütün işlemler tek seferde gerçekleştirilerek çocuğun ikincil örselenmesinin önüne geçiliyor.”

 

İstismar sonrası, kanunen koruma altına alınan çocuklar için Bakanlığa bağlı yatılı hizmet veren Çocuk Destek Merkezleri ile hizmet sunduklarını belirten Bakan Kaya, Çocuk Destek Merkezleri'nin 36 ilde 66 noktada hizmet sunduğunu dile getirdi. Hükümetin konuyla ilgili yaptığı çalışmaları anlatan Bakan Kaya, sözlerini şöyle tamamladı:

 

"Çalışmamız sonucunda 2018 yılı için Acil Eylem Planı hazırladık. Önümüzdeki günlerde yayımlayacağımız bu eylem planında, koruyucu ve önleyici tedbirler kapsamında eğitim ve farkındalık çalışmaları önemli bir başlık olarak bulunuyor. İhmal ve istismarın önlenmesine yönelik eğitimlere, özellikle de çocuklar ile yakın temasta çalışan kişilerin eğitimi konularına önem verdik. Ayrıca, üniversitelerin eğitim, hukuk, tıp, sağlık bilimleri, sosyal hizmetler, iletişim, ilahiyat fakülteleri gibi çocukla ilgili olabilecek alanlarda, ihmal ve istismara yönelik derslerin Ulusal Çekirdek Eğitim Program kapsamına zorunlu olarak dahil edilmesini de sağlıyoruz. Çocuk istismarı konusunda dikkat çekmek istediğim diğer bir konu da bu tür müessif olayların yazılı ve görsel basında yer alış biçimi ve buralarda kullanılan dildir. Bu haberlerle ilgili görüntü ve kullanılan dile özen gösterilmesi, mağdurun ve ailenin ifşa edilmesinin önlenmesi oldukça önemli. Çocuğun üstün yararını korumak amacıyla istismara uğrayan çocuğun ve ailenin mahremiyetinin korunmasının hepimizin ortak sorumluluğu olduğunun altını çizmek istiyorum." 

 

 


Sonraki Sayfa: "Bizim sanatımız, sahip olduğumuz kimlikle beraber, arayışımız, estetiğimiz, edebimiz ve bir anlamda da tarihe vurulan mührümüzdür''

Önceki Sayfa : "Türkiye, güçlü ekonomisi, tarihi ve kültürel değerleriyle futbol altyapısı ve futbola olan tutkusuyla EURO 2024'e ev sahipliği yapmaya hazır''