30 Haziran 2015

Son günlerde bazı siyasetçi ve dernekler tarafından Darülaceze Kurumu hakkında ortaya atılan iddialara ilişkin olarak;
 
Bu yıl 120. kuruluş yıl dönümünü kutladığımız Darülaceze’nin kuruluşundan bu yana hizmet verdiği merkez kampusun “rezidans yapılacağı için kurumun taşınacağı” iddiası tamamen asılsız ve gerçek dışıdır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın böyle bir düşüncesi, planı veya çalışması yoktur, olmayacaktır.
 
Kaldı ki; tarihi Darülaceze kampusu içinde bulunan binalar 1. ve 2. Derece tescilli tarihi eser niteliğindedir. Dolayısıyla böyle bir çalışmanın yapılması kanunen de mümkün değildir.
 
1895 yılında Sultan II. Abdülhamit Han tarafından kurulan Darülaceze, 120 yıldır devlet desteği olmadan bağışlarla ayakta duran, çok önemli bir kurumdur. Kurum hayırseverlerin bağışlarını işletmekte, bu gelirler Darülaceze giderleri için kullanılmaktadır. Darülaceze Kurumu gelirlerini artırmak amacıyla, gerekli hallerde, ana kampus dışında bulunan taşınmazları için İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusunu göz önünde bulundurarak imar ruhsatı talep edebilmekte, bu taşınmazları kiraya vermekte ve ıslah etmektedir. Darülaceze Nizamnamesi gereği gelirleri arttırmak İdari Meclisin asli görevleri arasındadır.
 
Bütün bu gerçekler göz ardı edilerek son günlerde ortaya atılan olumsuz iddialar tamamen asılsızdır. 120 yıldır 72 bin insana şefkat yuvası olan Darülaceze Kurumu, halen işlevini yerine getirmekte olan çok önemli bir tarihi emanettir. Nizamnamesinde, tarihi ve kültürel dokusunda, tescilli tarihi eser kapsamındaki kampusunda hiçbir değişiklik yapılmaksızın sonsuza kadar yaşatılacaktır. 
 
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Sonraki Sayfa: 28 Nisan 2015

Önceki Sayfa : 02.09.2015 tarihli gazetelerde ve sosyal medyada , ‘Şiddet isyanı’ başlığı ile yer alan haberlere ilişkin olarak;